18Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Ormancılık; Yaban Hayatı.
Bilindiği gibi Ülkemizde Av ve Yaban Hayatının Yönetimi 4856 Çevre ve Orman Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu gereği Bakanlığımıza verilmiştir.
Bakanlığımızca yapılan çeşitli araştırma ve tespitlerle Ülkemizde yaban hayatının azalması ya da olumsuz etkilenmesi ile ilgili olarak çeşitli sebepler ortaya konulmuştur. Bu sebeplerden en önemlileri; çalışma alanlarımız dışımda yaban hayvanlarının yaşama alanlarının tahrip edilmesi, sulak alanların azalması, plansız ve çarpık kentleşme, usulsüz avcılıktır. Bakanlığımız avcılığın düzenlenmesinin yanı sıra ülkemizde yaban hayatı popülasyonunun artırılması için çeşitli projeler geliştirmekte ve bu projelerin uygulanması aşamasında köy tüzel kişilikleri, avcı dernekleri, kamu kurum ve kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yoluna gitmektedir.
Ülkemizde yaban hayatının geliştirilmesi maksadıyla yapılacak çalışmaların başında habitatların rehabilitasyonu gelmektedir. Bu maksatla, ülke genelinde yapılan ağaçlandırma projelerinde tek türle ağaçlandırma yapılmasından kaçınılması ve karışıma yapraklı türlerin hatta meyveli türlerin katılması yaban hayvanlarının beslenmesi ve barınması açısından büyük önem arz etmektedir. Yaban hayatı konusunda yapılan araştırmalar; Fındık (Corylus sp.), Ahlat veya Yabani armut (Pyrus sp.), Yabani kiraz (Cerasus sp.), Kızılcık (Cornus sp.), Muşmula (Beşbıyık, Döngel ( Mespilus sp.), Kuşburnu (Rosa sp.), Böğürtlen (Rubus sp.), Kestane (Castanea sp.), Alıç (Crateagus sp.), Dağ muşmulası (Cotoneaster), Firenk üzümü (Ribes sp), Badem (Prunus communis), Üvez (Sorbus sp.), Dut (Morus sp.) gibi meyveli orman bitki türlerin özellikle kuş türlerinin yanı sıra besinlerinin büyük kısmı bitkisel kökenli olan ayı için çok önemli besin maddeleri olduğunu ortaya koymuştur. Yine meşe, kestane, kayın gibi türlerinin meyveleri yaban domuzları için hayati öneme sahipken özellikle yarı herdem yeşil meşelerin yaprakları yaban keçisi, karaca, geyik gibi büyük memelilerin kış beslenmelerinde hayati öneme sahiptir.
Yukarıda bahsedilen meyveli türlerin tabiatta çeşitli nedenlerle azaldığı herkesçe malumdur. Bu azalmanın neticesinde yaban hayatı insan ilişkilerinde bozulmalar hasıl olmuş, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesinin bazı kırsal kesimlerinde boz ayılar insanlara dahi saldırır duruma gelmiştir. Bahse konu alanlarda rehabilitasyon çalışmalarının yapılması ile yaban hayvanlarının özellikle ayının insanların yaşadığı alanlara tecavüzü önlenmiş olacaktır.
Bakanlığımız bünyesinde gerek Orman Genel Müdürlüğü gerekse Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü’nce her yıl yüzbinlerce hektar alan ağaçlandırılmakta; bu çalışmalarda yapraklı türlerde kullanılmakla birlikte çoğunlukla ibreli orman ağacı türleri gibi endüstriyel amaçlı türler tercih edilmektedir. Gerek yaban hayatı habitatlarının rehabilitasyonu gerekse ormanlarımızda biyolojik çeşitliğin artırılması maksadıyla bundan sonra bütün teşkilatımızca yapılacak erozyon kontrolü, ağaçlandırma ve rehabilitasyon çalışmalarında dikilecek türlere, yörenin iklim ve toprak özellikleri ile kullanılacak türlerin ekolojik istekleri de göz önünde bulundurularak, yukarıda isimleri zikredilen meyveli türlerden uygun olanların münferit veya grup karışım şeklinde ilave edilmeleri ve dikimlerde fidanlar arası gerekli aralık-mesafelerin bırakılması, hususlarında;
Gereğini rica ederim.
Prof. Dr. Veysel EROĞLU
Bakan
DAĞITIM:
Orman Genel Müdürlüğü,
Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
18Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Ormancılık; Ormancılık Haberleri.
Genel Müdürlüğümüz Eğitim Dairesi Başkanlığınca düzenlenen “Mesire Yerleri Uygulama Semineri” Kuşadası’nda başladı.
Orman Genel Müdürlüğünce Orman Kanunu’nun 25’inci maddesine dayanılarak başlatılan mesire yerleri uygulamaları kapsamında yürütülen ateşsiz pikniğe yönelik “Kent Ormanları” ile ateşli pikniğe yönelik “Orman İçi Dinlenme Yerleri” uygulamalarında yaşanan sıkıntılar ve çözüm önerilerini belirlemek üzere Orman Genel Müdürlüğü ve uygulayıcı birimlerden oluşan uzmanlar Kuşadası’nda buluştu.
Seminere Teftiş Kurulu, Hukuk Müşavirliği, İdari ve Mali İşler Dairesi Başkanlığı, Orman İdaresi Planlama Dairesi Baikanlığı temsilcileri ile 27 Orman Bölge Müdürlüklerinden Bölge Müdür Yardımcıları, Plan Proje Şube Müdürleri, bazı İşletme Müdürleri ile Muğla Özel Çevre Koruma Kurulu temsilcisi katılıyor. Seminerin açılışına Muğla Orman Bölge Müdürü İbrahim Aydın ve İzmir Orman Bölge Müdürü İbrahim Çiftçi’de katıldı.
3 gün sürecek olan seminerin açılışında konuşan Eğitim Dairesi Başkanı Abdullah Büber, seminer süresince yeni sayılan mesire yerleri uygulamaları sonucu karşılaşılan problemlerin tartışılacağını ve çözüm önerilerinin belirleneceğini söyledi. Daire Başkanı Büber, “2003 yılında başlatılan uygulamalar kapsamında bugüne kadar 55 il ve 8 büyük ilçede olmak üzere 63 adet ‘Kent Ormanı’ açılarak halkın hizmetine sunuldu. 12 adet Kent Ormanınında önümüzdeki günlerde açılışı yapılacak. Ayrıca aynı dönemde 437 adet ‘Orman İçi Dinlenme Yeri’ de halkın hizmetine sunuldu” diye konuştu.
18Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Ağaçlandırma; Ormancılık; Silvikültür.
Serik-Taşağıl YARDOP projesi çerçevesinde, toprak işlemesi yapılan yerlerin bir bölümüne aynı yöreden toplanan meşe palamudu ekimleri çalışmasına başlandı.
Serik ve Taşağıl Orman İşletme Müdürlüklerimizde 31 Temmuz 2008 Günü çıkan orman yangını sonucu yanan alanlarımızda, YARDOP projesi mantığıyla yeniden orman kurma çalışmaları planlanmıştı. Dozer ile toprak işlemenin mümkün olmadığı alanlarda ekskavatör ile toprak işleme çalışmaları yapılarak iyi sonuçlar elde edildi.
Toprak işleme yapılan yerlerin bir bölümünde aynı yöreden toplanan meşe palamudu ekimlerine başlandı. Farklı meşe türleri ile ekimlere devam edilecektir. Dört ayrı bölgede yaklaşık 1000 alanda meşe palamudu ekimleri gerçekleşmiş durumda. Ayrıca, doğal tensil çalışmaları devam etmekte olup ilk çimlenmeler elde edildi.
18Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Ağaçlandırma; Ormancılık; Ormancılık Haberleri; Silvikültür.
Mersin Orman Bölge Müdürlüğü, Toroslarda bozuk ve kapalılığı düşük ormanların iyileştirilmesi ile yeni ormanların tesisi çalışmalarına hızla devam ediyor.
Yazının devamını oku »
18Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Ormancılık; Silvikültür.
Sinop Orman Bölge Müdürlüğünde, 2008 yılı silvikültür programları çerçevesinde yürütülen budama çalışmaları devam ediyor.
Yazının devamını oku »
18Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Ormancılık; Ormancılık Haberleri; İşletme ve Pazarlama.
Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Dekan Yardımcısı Yard.Doç. Kerim GÜNEY, Amasya Orman Bölge Müdürü Ömer Naci KAYA İşletme Pazarlama Şube Müdürü Salim SIĞIRCI
Yazının devamını oku »
18Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Ağaçlandırma; Ormancılık; Ormancılık Haberleri; Silvikültür.
Adapazarı Orman Bölge Müdürlüğü, yıllardır devlet politikası olarak uygulanan, toprağı korumaya yönelik ağaçlandyrma çalışmalarına son verdi. Artık, hem toprağın korunacağı hem de orman köylüsünün yüksek gelir temin edeceği ‘mucize ağaç’ olarak nitelendirilen FISTIKÇAMI ormanları kurmaya başladı.
Yazının devamını oku »
18Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Ağaçlandırma; Ormancılık; Ormancılık Haberleri; Silvikültür.
Adapazarı Orman Bölge Müdürlüğü, yeni ağaçlandırılacak sahalar ile rehabilite edilen alanlara yapraklı türlerin ekimini ve dikimini hızlandırdı.
Orman yangınlarında reçineli ağaçların çok hızlı yanması, orman teşkilatını yeni bir uygulamaya yöneltti. Artık ibreli ve yapraklı türlerden karışık ormanlar kuruluyor.
Yazının devamını oku »
10Kasım2008
Yazarı: admin Kategorileri: Entomoloji; Orman Koruma; Ormancılık; Ormancılık Haberleri.
Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü tarafından civar Bölge Müdürlüklerinde de bulunduğu sanılan Akdeniz Orman Bahçıvanı(Tomicus destruens) zararlısına karşı mücadelede işbirliğine gidilmesi gerektiği belirtildi.
Yazının devamını oku »
30Ekim2008
Yazarı: admin Kategorileri: Doğa Haberleri; Kuşlar; Yaban Hayatı.
Doğa Derneği ve Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün ortak çalışmaları sonucunda 18 yıl aradan sonra kelaynaklar Ağustos 2008 tarihinde Birecik’ten göçe gönderildi. Bu kuşlara takılı uydu vericilerden elde edilen bilgiler uzmanlar tarafından her gün toplandı. Veriler ışığında kuşların Birecik’ten Ürdün’e başarıyla göç ettikleri belirlendi. Dünya çapında büyük ses getiren bu keşif, Birecik kelaynaklarının göç edebileceğini kanıtladı. Ancak Ürdün’de kelaynakların zehirlenmeleri nedeniyle göç yalnızca 4 gün sürebildi.
Yazının devamını oku »